Listenizde Yumuşacık Bir Yeri Hak Eden 6 DC Comics Mini Serisi!

Son dönemde uzun soluklu, fasikül formunda serileri gerek mali, gerekse kreatif nedenlerden dolayı azaltan DC Comics, daha farklı kitlelerin radarına girebilecek, yetenekli ve taze kalemlerin söylemlerini yansıtabildiği, cilt satışlarını öne alan mini serilere yöneldi. Genel okuyucu tarafından bilinen kült, popüler eserler yerine, nispeten daha niş grafik romanları derledik.


Wonder Woman: Dead Earth (2019)


Wonder Woman mitosuna yeni bir soluk getiren Wonder Woman: Dead Earth, Yunan mitolojisiyle mesafesini koruyarak sert bir bilim-kurgu öyküsü sunuyor. Daniel Warren Johnson'ın yazdığı hikaye, nükleer çöllerden ibaret bir dünyaya uyanan Diana Prince'ın geriye kalan son şehri yaratıklardan kurtarışını, arkadaşlarını ve dünyanın başına neler geldiğini soruşturuşunu konu alıyor. Frank Miller'ın The Dark Knight Returns'ü ile Amerikan çizgi roman kültüründe yaygınlaşan ve zamanla farklı tonlar kazanan Avrupai sanatıyla öne çıkan 'Dead Earth'ü Rus Wooton ve Mike Spicer ikilisi resmediyor.



Superman: Up In The Sky (2019)


Başarılı yazar Tom King'in kaleme aldığı Superman: Up In the Sky, 'kahramanlık' tanımının simgesi Superman'i taze ve sıcak bir tonda, okuyucunun önüne özgün bir şekilde çıkarabiliyor. King, Kal-El/Clark Kent'i yarım yüzyılı aşkın tarihi boyunca tanımlayan ikonik figürler, değerli anılar ve semboller ile yalnız bırakmıyor, ölçeği giderek genişleyen anlatısında dahi küçük fakat dolu noktaları arkasında bırakmadan 'Superman nedir, bir insanın hayatına nasıl ve ne şekilde etki edebilir?' sorusu ekseninde zengin bir öykü oluşturuyor. Superman'in klasikleşen görsel temsiliyetini modern ve yumuşak sanatıyla birleştiren Andy Kubert ve Brad Anderson, en az King kadar ortaya sıcak bir sanat koyuyor.



The Question: Deaths of Vic Sage (2019)


60/90'ların noir temasıyla gerilim/polisiye öyküsü kuran Eisner ödüllü kalem Jeff Lemire, Vic Sage'e yeni bir katman katıyor. Hub şehrini karakterle bütünleştiren yazar, şehri her sayısında keşfedilmeye açık kapalı bir kutu olarak ele alıyor ve öyküsünün zeminini farklı öğelerle güçlendiriyor. Tıpkı şehir gibi Vic Sage'i de çeşitli psikolojik kalıplarda çözümleyen Lemire, üç usta sanatçı, Denys Cowan, Bill Sienkiewicz ve Chris Sotomayor ile birlikte yoğun, tempolu ve gizemli bir dedektiflik öyküsü oluşturuyor.



Lois Lane (2019)


İdealist bir gazetecilik öyküsü yazmasının yanı sıra DC evreninin nimetlerinden de yararlanan Greg Rucka, son dönemde Lois Lane karakterine ayrılmış en özel alanı yaratıyor. Superman'i etkileyebilecek geniş bir örgütün ve cinayet sarmalının peşine düşen Lane, Metropolis'ten Gotham'a kadar birçok noktaya uğruyor. DC evreninin önemli gelişmelerinden etkilenen Lois Lane, Renee Montaya gibi hikayeye tat katan figürlere de yer veriyor ve Lane'in özel hayatına ve mesleğine dair içi dolu parantezler açıyor. Keskin çizimlere sahip olan serinin çizimlerini Mike Perkins & Paul Mounts ikilisi yapıyor.



John Constantine: Hellblazer (2020)


2013 yılında sona eren 300 küsür sayılık serüvenin ardından istikrarlı bir öyküye kavuşamayan John Constantine, yetenekli yazar Simon Spurrier ve sanatçılar Aaron Campbell ile Jordie Bellaire'in kaleminde hak ettiği esere kavuşuyor. Yetişkin eserler üretmek için kurulan DC Black Label etiketinden faydalanan Spurrier, Hellblazer'ı tanımlayan olguları öyküsünün betimleyici unsuru olarak ustaca ele alıyor. Londra'nın gotik yapısını Constantine ile buluşturan yazar, karakteri irdelediği her sayısında hikayenin yoğunluğunu da artırıyor. 90'ların karanlık görsel dilini şehrin modern estetiği ve baskın renkler ile birleştiren sanat yönetimine sahip John Constantine: Hellblazer, karakter adına üretilmiş en kaliteli işlerden.



Batman: Creature of the Night (2017)


4 sayıdan oluşan Batman: Creature of the Night, Batman külliyatına farklı bir bakış atıyor. Usta isimler Kurt Busiek ve John Paul Leon, Batman'i Bruce Wainwright'ın hayatı boyunca içerisinde büyüyen, psikolojisini sınayan bir korku unsuru olarak konumluyor. Saydam renkler ve atmosfer algısını odağına alan sanat tasarımının eşliğinde karakterin en ilgi çekici noktalarının 'kusurlarını' çıkarıyor ve tahlil ettiği tarihe yeni bir yol çiziyor. Kuşkusuz son dönemin en dolu grafik romanlarından.