İnceleme: Cyberpunk 2077 - Trauma Team #3

Son sayısını burada incelediğimiz Cyberpunk 2077: Trauma Team'in 3. sayısı da geçtiğimiz günlerde raflardaki yerini aldı. Tempolu ve sürükleyici bir şekilde ilerleyen seri, yeni sayısında ana karakterimiz Nadia'nın görev ve intikam arasında yaşadığı tehlikeli ikilemi merkezine alıyor.


Sırtını dayadığı Cyberpunk 2077 oyununun da çıkışı yaklaşmışken, içerisindeki şiddetin dozunu artıran seri gelecek sayıda yaşanılacakları merak ettirme noktasında ortaya iyi bir iş koymaya devam ediyor.


Miguel Valderrama, Trauma Team #3


Tehlikeli İkilem


Bu sayıda, ekibinin ölümüne neden olan kişiyi bulunduğu bölgeden sağ salim çıkarma görevini üstlenen Nadia'nın bu durumu içine sindiremeyişinin net emarelerini gördük. Müşteriyi sayı içerisinde birkaç defa öldürme noktasına gelen Nadia, bu yolla takım arkadaşlarının canını tehlikeye attı.


Nadia'nın geçmiş sayılarda irdelenen psikolojisini ve yaşadığı travmanın ağırlığını hesaba katarak bu davranışlarını normal karşılasak da, sahaya dönmek için onay almış bir profesyonelin ekibinin selameti için daha net bir duruş sergilemesi gerektiği yadsınamaz bir gerçek. Görece sınırlı bir öykü sunmasına karşın Trauma Team, ortaya attığı soru işaretleri dolu ikilemleri ve sanatçı Miguel Valderrama'nın okuyucuyu yakalayacak dramaları oluşturan sanatıyla, güçlü bir bütün oluşturmayı şimdiden başardı.



Bu durumun yarattığı ikilemi Nadia'da sayı boyunca gözlemlemek mümkün. Bu ikilemin en sonunda ekipten birinin canına mal olması da, Nadia ile ekibin diğer üyesi Stratter arasındaki iplerin tamamen kopuşuna yol açıyor. Yazar Cullen Bunn, anlatı boyunca Nadia ve çevresindeki karakterleri, algıyı evrenin zengin olgularını kullanarak ters düz etmekte tereddüt etmiyor.


Nadia'nın tehlikeli yüzünü göstermesiyle daha ilginç bir hal alan hikaye gelecek sayısında kesinlikle daha fazla şey vaad ettiğini gösterdi. Trauma Team genel olarak sürükleyici ve ilgi çekici bir macera sunmaya devam ediyor.