Alan Moore: ''Süper Kahraman Filmleri Kültürü Zedeledi''

Watchmen, V For Vendetta ve League of Extraordinary Gentlemen gibi kült grafik romanların yazarı Alan Moore, Deadline ile gerçekleştirdiği röportajda tartışma yaratacak açıklamalarda bulundu ve kaleme aldığı The Show filmi ile emeklilik dönemi hakkında konuştu.


Deadline: ''2018 Yılında League of Extraordinary Gentlemen'i bitirdikten sonra emekli olmuştun. Geri dönmek gibi bir düşüncen var mı?''


Moore: ''Çizgi romanlara artık ilgi duymuyorum. Onlarla herhangi bir şey yapmak istemiyorum.


40 küsür sene çizgi roman ürettim ve sonunda emekli oldum. Çizgi roman endüstrisine girdiğimde, en ilgi çekici kısım basit bir ortam olmasıydı. İşçi sınıfını, çoğunlukla çocukları eğlendirmek üzerine kuruluydu. Endüstri değişti, artık 'grafik roman' oldu, tamamen orta sınıf için fiyatlandırılır hale geldi. Orta sınıfa karşı herhangi bir şeyim yok fakat bu, orta yaşına gelmiş hobiciler için üretilmedi. Yeterli parası olmayan insanlara ait bir ortam olması için üretildi.


Çoğu kişi çizgi romanları, filmler ile kıyaslıyor. Ve bu önüme zor bir katman daha örüyor. Tim Burton'ın Batman'inden bu yana süper kahraman filmi izlemedim. Sinemayı ve belli bir oranda kültürü zedelediler. Birkaç yıl önce bunun endişe verici bir işaret olduğunu söylemiştim. Yüz binlerce yetişkin, 50 yıl önce 12 yaşındaki çocukları eğlendirmek için yaratılmış karakterleri izlemek için sıraya giriyor. Bu modern dünyanın karmaşıklığından kaçma özlemi ile konuşmak, nostaljiye dönmek ve çocukluğu yad etmek gibi görünüyor. Bu tehlikeli ve toplumu çocuklaştırıyor.


Bu tamamen rastlantı gibi duruyor olabilir ama 2016'da Amerikalılar Ulusal Sosyalist bir mandalinayı (Satsuma) seçtiğinde ve Birleşik Krallık, Avrupa Birliği'nden ayrılmayı oyladığında, en fazla hasılat elde eden 12 filmin altısını süper kahraman filmleri oluşturuyordu. Durumun nedeni olarak bunu göstermiyorum fakat ikisi de aynı şeyin belirtisi; gerçekliğin reddi, basit ve sansasyonel çözümlere yönelik dürtü.''


Deadline: ''Çizgi romanların değişim şekline dair sorumluluk duyduğunu söylemiştin. Neden?''


Moore: ''Yetişkin kitleyi çeken genel olarak benim işlerimdi, endüstri tarafından reklamı yapılan buydu. Tonlarca başlık, çizgi romanların 'büyüdüğünü' yazdı. Ama birkaç bireysel çizgi roman dışında, gerçekten büyümemişti.


Bu, 1980'lerdeki grafik romanlar ile gerçekleşti. İnsanlar her zaman olduğu gibi çizgi roman okumaya devam etmek istiyordu. Artık bunu toplum içinde yapabiliyorlar ve yine de sofistike hissediyorlar çünkü bir çocuk çizgi romanı okumuyorlar, bu subnormal görülmüyor. Sizler, yetişkin çizgi romanlarından elde edebileceğimizi düşündüğüm büyük gelişimleri almadınız. Sonu gelmeyen süper kahraman filmlerinde görüldüğü üzere...''


Deadline: ''Çizgi roman endüstrisi hakkında mevcut görüşün nedir?''


Moore: ''Büyük şirketlerin, pandemiden herhangi bir şekilde çıkabileceğinden şüpheliyim. Ana akım çizgi roman sektörü neredeyse 80 yaşında ve halihazırda geçmişte var olan birçok sağlık sorununa sahip. Covid yaşanmadan önce de çok iyi görünmüyordu.


Eğlence sektörümüzün çoğu bir süredir zor durumda. Büyük şirketler, iş dünyası o kadar çok paraya sahip ki, pazarlarına hakim olacak şu ya da bu türden büyük gişe rekorları kıran filmler üretebilirler. Bunun değiştiğini görebiliyorum, belki de daha iyisi için. İyimser tahminler yapmak için henüz çok erken ancak daha büyük çıkarların bu yeni ortamda daha zor manevra yapacağını umabilirsiniz. Buna karşılık, daha küçük bağımsız endişeler, kendilerinin örnek alındığını fark edebilir. Bu dönemler, geçen yılın yokluğunda gerçekten radikal ve yeni seslerin öne çıkması için bir fırsat olabilir.''


Deadline: ''Ekonomik gerçeklik ve sanata olan kısıtlı destek bunu engelleyebilir.''


Moore: ''Bu inkar edilemez. Uzun vadeli konuşuyorum. Bu bitmeden önce herkes için korkunç bir ekonomik sancı olacak. Ne olursa olsun daha iyi bir denge durumuna ulaşana kadar bunun teknik olarak sona ereceğinden de emin değilim. Bu olduğunda, umarım kültürel olarak çok farklı bir manzara görebiliriz.''


Deadline: ''Hiç mi süper kahraman filmi izlemiyorsun? Joker gibi biraz sıra dışı şeyler bile mi? Kilit bir Batman çizgi romanı yazmıştın...''


Moore: ''Oh Tanrım, hayır. Hiçbirini izlemiyorum. Bütün bu karakterler, gerçek yaratıcılarından çalındı. Hepsi. Onların arkasında uzun bir hayalet sırası var. Marvel filmleri özelinde, bu Jack Kirby. Süper kahramanlara ilgi duymuyorum, bunlar 1930'ların sonlarında çocuklar için icat edilmiş şeyler ve bir çocuk eğlencesi olarak çok iyiler. Fakat onları yetişkin dünyasına uygun yapmaya çalışırsanız, ben o zaman bunun biraz grotesk [görsel sanat türü, garip şekil] olacağını düşünürüm.''


Bana Joker filminin, Joker hikayemsiz (Batman: The Killing Joke) var olmayacağını söylüyorlar fakat yazdıktan üç ay sonra onu (Killing Joke) reddettim, aşırı vahşiydi. Tanrı aşkına bu Batman'di, yarasa şeklinde giyinmiş bir adamdı. Gün geçtikçe en iyi Batman'in Adam West olduğunu düşünüyorum, ki çok ciddiye almıyordum.


The Show filminde bir tür süper kahraman karakterimiz var ama daha fazla geliştirme şansı yakalarsak, insanlar tüm bu karakterlerin kendilerine göre oldukça sıra dışı yönleri olduğunu görebilecek.''


Deadline: ''Sinema her zaman bir noktaya kadar kaçış biçimi olmadı mı?''


Moore: ''Bazen oldu, bütün sanat formlarında bu potansiyel mevcut. Ama kaçışçı formdan farklı şeyler için de kullanılabilirler. Varsayımlara gerçekten meydan okuyan filmleri düşünün, ele alınması zor filmleri, mesajlarında rahatsız edici olanları. Aynı şekilde edebiyatı da. Ama süper kahraman filmleri, genellikle bunun için fazla kaçışçı.''


Deadline: ''Emeklilikte yaratmaya, yazmaya devam ediyor musun?''


Moore: ''Ben sadece çizgi romandan emekli oldum. Bir büyü kitabı bitiriyorum. Bir süredir yavaşladı ama müzisyen Howard Gray ile birlikte John Dee hakkında bir opera üzerinde çalışıyorum. Yayınlanacak kısa hikayelerim var. Aynı zamanda The Show'un ardından ne yapmak istediğimizi düşünüyorum. Kendi başına eğlenceli bir iş olmasını umuyoruz ama bir açıdan inanılmaz derecede ayrıntılı bir pilot bölüm olarak görülebilir. Bir dizi olarak geliştirebileceğimiz oldukça ilginç bir hikaye olduğunu düşünüyoruz, buna yaratıcı bir şekilde The Show adı da verilebilir.''


Kaynak: Deadline